Türkiye’nin İlk Dijital Fuarı CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi ve Fuarı Başarıyla Tamamlandı – CPO TURKİYE

Türkiye’nin İlk Dijital Fuarı CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi ve Fuarı Başarıyla Tamamlandı

CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi, İTO Merkez Binası ve Exponext Dijital Platform olmak üzere hibrit bir model ile 17-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti. Pandemi sonrası yeni normalde “Sürdürülebilir Ekonomik Gelişimde Yerli ve Milli Olmanın Önemi” temasıyla düzenlenen CPO Türkiye, alanında uzman konuşmacılarıyla satınalma ve tedarik yönetimi trendleri ve gelecek vizyonu hakkında izleyicilerine yeni bilgiler sunarak doyurucu bir etkinlik deneyimi yaşattı.

Türkiye’nin lokomotif firmalarının satınalma ve tedarik yöneticilerini bir araya getiren CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi, 17-19 Eylül tarihleri arasında İTO Merkez Binası ve Exponext Dijital Platform olmak üzere hibrit bir model ile yapıldı. Tedarikçi portföyünü geliştirerek daha rekabetçi bir Türkiye amacıyla sektörün öncü marka ve kuruluşlarının satınalma ve tedarik yöneticilerini buluşturan CPO Türkiye, “Sürdürülebilir Ekonomik Gelişimde Yerli ve Milli Olmanın Önemi” temasıyla gerçekleşti.
İTO işbirliği ile TÜSMOD ve Ekspoturk tarafından düzenlenen CPO Türkiye’nin açılışında İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ahmet Özer, TÜSMOD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Hüryılmaz ve CPO Türkiye Etkinlik Direktörü ve Ekspoturk Genel Müdürü B. Kemal Şahin birer konuşma yaptı.
Etkinliğin Keynote konuşmacılarından Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş “Tedarik Zinciri Yönetiminde Finansal Enstrümanlar” ve Ankaref CEO’su Erhan Binici “Dijital Dönüşümde Satınalma Modellerine Pandemi Etkisi” konulu sunumları ile açılışta yer aldı.

TÜSMOD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Hüryılmaz: “İTO’nun yan sanayi borsasındaki üreticileri ‘Buy from Türkiye’ye destek vermeye davet ediyorum”
Satınalma tedarik yönetiminin dünyadaki gücünü uluslararası alanda Türkiye adına temsil etmenin sorumluluğu ile çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden TÜSMOD Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Hüryılmaz, TÜSMOD olarak üst meslek örgütü hedefi ile yola çıktıklarını ifade etti. Sürdürülebilir kalkınma için Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 küresel hedefi satınalma ve tedarik özelinde uyarlayarak tedarik çeşitliliği ve kapsayıcılığı konularında gelişmeler sağladıklarını söyleyen Hüryılmaz, “Uluslararası alanda bir yandan Uluslararası Satınalma ve Tedarik Federasyonu’nun kriterlerini yerine getirerek bu alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşarken bir yandan da Avrupa Satınalma Enstitüsü ile yaptığımız işbirliği ile Satınalma Mükemmellik Modelini ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Türkiye’de katma değeri yüksek yerli ürün üreten firmaların yurtdışında duyurulması ile ilgili olarak “Buy from Türkiye” çalışmalarını anlatan Hüryılmaz, İTO’nun yan sanayi borsasından bahsederek güç birliği ile buradaki üreticileri “Buy from Türkiye”ye destek vermeye davet etti.

İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ahmet Özer:
“Dijital dönüşüme adapte olamayan şirketler ciddi risklerle karşı karşıya”

Satınalma ve tedariki doğru ürünün doğru zamanda, doğru tedarikçiden, doğru fiyatta yapılması olarak tanımlayan İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ahmet Özer, satınalma yönetiminin işletmelere önemli bir maliyet avantajı sağladığını söyledi. Stratejik ve yalın bir satınalma sürecinin önemine dikkat çeken Özer, temin edilecek ürünün kalitesi, zamanında teslimi ve stok kontrolü gibi süreçlerin doğru yapılmasının işletmeye katkı sağladığını belirtti. PWC Türkiye Dijital Satınalma Araştırması 2019 anketinin sonuçlarına değinen Özer, “Ülkemizdeki KOBİ’ler dijital dönüşüm sürecinde ilerleme kaydetmiş ancak büyük şirketlerin gerisinde kalmışlardır. Bu durum daha çok finansal yatırım ve kurum kültürüne bağlı olarak açıklanabilir. Diğer taraftan Türk şirketleri satınalmada dijital dönüşüme devam edecekleri belirtilmektedir. Mevcut durumda Türkiye’deki satınalma süreçleri yüzde 36 oranında dijitalleşmiştir. Bu oran Avrupa’da yüzde 37’dir. Yapılan araştırmalar dijital dönüşüme adapte olamayan şirketlerin önümüzdeki beş yıl içinde ciddi risklerle karşı karşıya kalacağını öngörmektedir” diye konuştu.

Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş: “Krizler aynı zamanda fırsat barındırır”
Konuşmasında krizlerde tedarik zincirinin öneminin pandemi sürecinde daha iyi anlaşıldığını ifade eden Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, her krizin içinde aynı zamanda fırsat da barındırdığını söyledi. Krizlerin anahtarının herhangi bir tedarik zincirindeki taraflarının tek bir şirketmiş gibi çalışabilmesi olduğunu belirten Göktaş, “Tedarik zincirini talep ve sipariş yönetimi, satınalma, planlama, üretim, stok ve depo yönetimi ve sevkiyat süreçleri oluşturmaktadır. Bu zincir ise en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bu mekanizmaların hepsi aynı sıhhatle çalıştığı noktada başarılı olunacağı aşikardır” dedi.

Ankaref CEO’su Erhan Binici: “İşletme ihtiyacı olduğu kadar bir teknolojiyi hizmet şeklinde alırsa süreçler daha rahat yönetilebilir”
Teknolojinin her alana dokunduğunu ve tüm sektörlerin üretim ve tedarik zinciri alanlarında yeni teknolojiler geliştiğini söyleyen Ankaref CEO’su Erhan Binici konuşmasında dijital dönüşümde satınalma modellerine pandemi etkisi konusuna değindi. Son dönemde kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar yapıldığını söyleyen Binici, örnek olarak IoT teknolojileri kullanılarak Türkiye’de çiplerle beton kalitesinin takibi yada ineklerin kızgınlık takibi gibi çalışmalardan bahsetti. Pandemi döneminde bazı işletmelerin işlerinin büyüdüğünü bazılarının ise daraldığını söyleyen Binici, “İşleri büyüyen işletmeler yaptıkları teknolojik yatırımların yetmediğini, işleri daralanlar ise bu yatırımların fazla olduğunu gördü. İşletme ihtiyacı olduğu kadar bir teknolojiyi hizmet şeklinde alırsa bu süreçler çok daha rahat yönetilebilir” diye konuştu.

CPO Türkiye Etkinlik Direktörü ve Ekspoturk Genel Müdürü B. Kemal Şahin: “Türkiye’nin ilklerinden diyebileceğimiz bir kongre ve fuar alanı ile dijital bir etkinlik merkezi oluşturduk”
CPO Türkiye’nin Exponext Dijital Platform dijital altyapısı hakkında bilgi veren ve kullanıcılara sağladığı kolaylıkları anlatan CPO Türkiye Etkinlik Direktörü ve Ekspoturk Genel Müdürü B. Kemal Şahin, “Pandemi süreci her ne kadar bizleri zorlasa da teknolojiye hızlı bir şekilde adapte olmamıza da ciddi katkı sağladı. CPO Türkiye’de Türkiye’nin ilklerinden diyebileceğimiz bir kongre ve fuar alanı ile dijital bir etkinlik merkezi oluşturduk. Bugün bu etkinliği Türkiye’nin farklı noktalarında 300’ün üzerinde satınalma ve tedarik yöneticisi dijital ortamda halihazırda izlemektedir. 8 ülke ve 32 şehirden katılım sağlanmaktadır. Bu platform 3500 kişilik çok amaçlı bir salondan oluşmaktadır. 250 kişilik birleştirilebilir 3 adet toplantı salonu, 300 kişilik lobi alanı her biri 800 kişilik ve toplamda 200 firmaya hizmet edebilecek fuar salonuna sahip bir dijital etkinlik merkezi kurguladık” dedi.

Dyson Türkiye Kurumsal Satış Müdürü Ahmet Adıgüzel: “Bir şeyleri geliştirme, daha verimli hale getirme ve bu süreçte daha az kaynak kullanma isteği mühendislerin içgüdüsüdür”
Kurumlara yönelik sürdürülebilir çözümlerden bahseden Dyson Türkiye Kurumsal Satış Müdürü Ahmet Adıgüzel, “Yeni teknolojiler ile artık işletmelerin çalışma ortamlarını iyileştirmeleri, yoğun kullanıma sahip alanlarda daha hızlı ve hijyenik çözümler kullanmaları mümkün. Üstelik daha az işletme maliyeti, daha az karbon salınımı ve daha çevresel çözümler ile bu tasarruflar hayata geçirilebiliyor” dedi.

CPO Türkiye, konferansları ve dijital fuarı ile doyurucu bir etkinlik sundu
Dijital Satınalma Yönetimi, Sürdürülebilir Risk Yönetimi, İnovatif Tedarikçi İlişkileri Yönetimi ve Global Yetenek Yönetimi olmak üzere dört tema ekseninde hazırlanan CPO Türkiye’ye Vakıf Katılım Altın sponsor, Ankaref Gümüş sponsor ve Dyson Bronz sponsor olarak katkı sundu. Üç gün süren etkinlikte SabancıDx – Pratis, Nurel Medikal, C2FO, Taahhut.com, Worldchem, Avrupa Çanta, Marsh Sigorta, Sistematik OTVT, Cesan Vinç, GNR Dış Ticaret, Magma Solutions, Subaşı Gümrük, Novoma, Enformak, Teksstill Tekstil firmaları da destek sağladı ve djiital standları ile dijital fuar alanında yer aldı.
Alanında uzman konuşmacılarıyla satınalma ve tedarik yönetimi trendleri ve gelecek vizyonu hakkında izleyicilerine yeni bilgiler sunarak doyurucu bir etkinlik deneyimi yaşatan CPO Türkiye, dijital fuarın yanı sıra paneller ve B2B görüşmelerle satınalma ve tedarik yöneticilerini buluşturdu.

CPO Türkiye satınalma ve tedarikçilere yönelik 5 panel ile gündemin nabzını tuttu
CPO Türkiye, “Sürdürülebilir Risk Yönetimi”, “Dijital Satınalma Yönetimi”, “İnovatif Tedarikçi İlişkileri Yönetimi”, “Global Yetenek Yönetimi” ve “CEO-CPO İlişkilerinde Vizyon 2023” başlıkları ile 5 panele ev sahipliği yaptı.

CEO-CPO İlişkilerinde Vizyon 2023 Paneli
CEO-CPO İlişkilerinde Vizyon 2023 Paneli, “Rekabetin Arttığı ve Fiyatın Pazar Tarafından Belirlendiği Ortamda CEO- CPO İlişkileri” konu başlığı ile gerçekleşti. Moderatörlüğünü TÜSMOD YK Başkanı Gürkan Hüryılmaz’ın yaptığı panelde, TKIS Blinds CEO’su Merter Pıçakcı ve Sunny Elektronik Pazarlama ve Ürün Kategori Direktörü Arif Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı.
Satış fiyatlarının pazar tarafından baskılandığı dönemlerde şirket karlılığını artırmanın en önemli yollarından birinin satınalma maliyetini optimal seviyede tutmak olduğunu söyleyen TÜSMOD YK Başkanı Gürkan Hüryılmaz, CEO’ların karlılık, nakit akışı ve risk yönetimi üçgeninin ortasında yer aldığını ve CPO’lardan da bu anlamda destek beklendiğini kaydetti.
Geçmişten gelen kavram karmaşıklığından dolayı, günümüzde bile satınalma ve tedarik zinciri kavramlarının karıştırıldığını ve bunun iş hayatına yansıdığını belirten Hüryılmaz, tedarik zinciri yöneticisinin, satınalma yöneticisinin ana görevi olarak tedarikçi ile birim fiyat pazarlığı yaptığının bile görülebildiğini, müşteri portföyünün yönetilmesi nasıl ki pazarlama birimlerinde ise aynı şekilde Tedarikçi portföyünün yönetilmesinin de satınalma birimlerinde olması gerektiğinin altını çizdi.
CEO’nun en önemli etkisinin değişimi yönetmek olduğunu söyleyen TKIS Blinds CEO’su Merter Pıçakcı, CEO’ların dalgalı bir denizde gemiyi güvenli limana götürmek üzere tüm ekibi doğru yönlendirip değişimi yönetmesi gerektiğini belirtti. Covid döneminin satınalma, müşteri ve tedarikçi davranış biçimlerini kökünden değiştirdiğini ve 2020 yılını onlarca yıl sonrasının tarih kitaplarının dijital çağın hızlı olarak uygulandığı bir tarih olarak anacaklarını söyleyen Pıçakcı, bu süreçte yönetim düzeyinde olan tüm iş profesyonellerinin değişime adapte olması gerektiğine dikkat çekti. Bu dönemde tüm yöneticilerin bir yandan şirketi inovatif ürün ve hizmetlere teşvik ederken diğer yandan cloud üzerinden bilgi akışı ve iletişimi kesintisiz sürdürmesinin önemli olduğuna işaret eden Pıçakcı, klasik hiyerarşi ve silikon vadisi hiyerarşisinden bahsetti. Klasik hiyararşide Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Müdür gibi sıralamalar giderken Silikon Vadisi Hiyerarşisinde Guru, Yoda, IT Mühendisler gibi unvanlar olduğunu belirten Pıçakcı, motivasyon sağlamak için çalışanlarla hisse paylaşımı sağlamak ve dual hiyerarşi ile yönetim konularına vurguladı.
Bir şirketin toplam maliyetini yönetme anlamında CPO’ların önemli bir rol üstlendiğini belirten Sunny Elektronik Pazarlama ve Ürün Kategori Direktörü Arif Yıldırım, karlılığı doğrudan etkileyebildiği için önemli bir pozisyonda bulunduğunu belirtti. Bir CEO’nun CPO’dan ölçülebilir rakamlarla karlılığı artırıcı satın alma ve tedarik zincirinde risk yönetimi konularında beklentileri olduğunu kaydeden Yıldırım, ekonomilerin daraldığı Covid sürecinde anahtar rolün CPO’larda olduğunu belirtti.

Dijital Satınalma Yönetimi Paneli
SABANCIDx ve Pratis’in sponsorluğunda düzenlenen Dijital Satınalma Yönetimi Paneli, “Dijital Satınalma Yöntemleri ile Satınalma ve Tedarik Yönetimi Süreçlerinde Mükemmelleşme” konu başlığı ile gerçekleşti. Moderatörlüğünü TÜSMOD YK Başkan Yardımcısı, Medipol Sağlık Grubu Satınalma Grup Müdürü İsmail Hızlı’nın yaptığı panelde, ASELSAN Tedarik Bilgi Sistemleri Yönetimi Müdürü Necmi Özseven, Borçelik Hammadde Dışı Satınalma Müdürü Mevlüt Emrah Susuzlu, Abdi İbrahim İlaç Tedarik Zinciri ve Satınalma Direktörü Ufuk Güler ve SABANCIDx Dijital Satın Alma Platformu Pratis Ürün Müdürü Emre Ergenç konuşmacı olarak yer aldı.
Satınalmanın şimdiye kadar sipariş veren ve idari işler içinde klasik bir yapı ile reaktif satınalma şeklinde rol alan bir yapıda düşünüldüğünü ifade eden TÜSMOD YK Başkan Yardımcısı, Medipol Sağlık Grubu Satınalma Grup Müdürü İsmail Hızlı, bu yapı ile birlikte ikinci olarak maliyet düşürücü ve son olarak da günümüzde yenilikçi ve bütünleştirici bir rol üstlendiğini söyledi. Geleceğin satınalma profesyonellerinin rekabetçiliklerini sürdürebilmek için dijital dönüşüm araçlarını çok daha iyi bilmeleri ve etkin kullanmaları gerektiğini kaydeden Hızlı, tedarik zincirinin dijitalleşmesinde tüm paydaşları kapsayacak şekilde detaylı ve şeffaf olunması ve dijitalleşmenin kurumsal stratejinin bir parçası olması gerektiğine işaret etti.
Konuşmasında Endüstri 4.0 ve etkilerinden bahseden ASELSAN Tedarik Bilgi Sistemleri Yönetimi Müdürü Necmi Özseven, bunun hızla değişen teknoloji, sınırsız müşteri beklentileri, artan rekabet, çeviklik ve geleceği görme ihtiyacı gibi koşullar getirdiğini belirtti. Dijital tedarik zincirinin de sürdürülebilir, tahminlenebilir, izlenebilir ve çevik olması gerektiğine işaret eden Özseven, dijital optimizasyon ve dijital dönüşüme değindi. Dijital optimizasyonun Mevcut süreç ve iş modellerini, teknoloji yardımıyla iyileştirmek, dijital dönüşümün ise En güncel teknolojilerden istifade ederek sürdürülebilir dijital iş modelleri oluşturmak olduğunu söyleyen Özseven, tedarik zinciri modelinin şirketin dijital strateji ve vizyonu ile uyumlu olması gerektiğini söyledi.
Hayatımıza girmeye başlayan yapay zeka (AI), akıllı içerik çıkarma, tahmine dayalı ve gelişmiş analitik, görselleştirme, işbirliği ağları, kitle kaynak kullanımı, blok zincir, sohbet robotu, sensörler, siber izleme, sanal gerçeklik ve mekansal analiz, 3D yazıcılar ve robotlar gibi yapılardan bahseden Borçelik Hammadde Dışı Satınalma Müdürü Mevlüt Emrah Susuzlu, bu yapıların satınalmacılara harcama/maliyet analizleri, maliyet, fiyat tahminleme, tedarikçilere görünürlük sağlayan platformlar, tedarikçi performansını etkileyen eğilimlerin tahmini ve katma değersiz işlerin delegasyonu gibi avantajlar sağladığını belirtti.
Dijital satınalma için bir yol haritası oluşturmak gerektiğini söyleyen Susuzlu, yol haritasının aşamalarına vizyon oluşturma, dijital dönüşümü anlama, dönüşüm kapsamının tanımlanması, üst yönetim ve paydaşların desteği, planı uygulama, mevcut durum analizi ve dijital araç seçiminin değerlendirilmesi olarak sıraladı.
Konuşmasında Arden Partners’ın 300’den fazla satınalma direktörü ile yaptığı araştırmadan bahseden SABANCIDx Dijital Satın Alma Platformu Pratis Ürün Müdürü Emre Ergenç, katılımcıların yüzde 90’ının son üç yıldır şirketlerinin satınalma birimlerinin önemli roller üstlendiğine ancak daha iyisinin yapabileceğine yönelik görüş bildirdiğini belirtti. Bu anlamda satınalmanın giderek merkeze yaklaşan bir alan olduğunu ifade eden Ergenç, satınalma biriminin çok fazla manuel uygulama içerdiğini ve dijitalleşme konusunda diğer birimlerin gerisinde kaldığını söyledi.
Satınalmayı bir sonraki aşamaya taşımak için veri ve yeni teknolojilerin kullanımı konusunda ilerleme kaydetmek gerektiğini belirten Ergenç, verinin satınalma işine akıl katacak şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekti.
Tedarik zincirinde yapay zeka uygulamalarını ilaç sektörü tarafından değerlendiren Abdi İbrahim İlaç Tedarik Zinciri ve Satınalma Direktörü Ufuk Güler, ilaç sektörünün verinin çok fazla olduğu, belirli ürünlerin belirli hastalıklara göre belirli dönemsellikleri olan bir sektör olduğunu ve bu nedenle yapay zeka ile tahminleme yapabilmenin önemli olduğuna işaret etti. Ürünün sipariş sürecinden eczaneye teslim sürecine ve ardından günlük satışa kadar bağladıkları bir yapıları olduğunu söyleyen Güler, pandemi sürecine kadar çok iyi bir tahminleme süreci de yapılabildiğini belirtti. Yapay zekanın onlarca kaynaktan veri alıp o verilerin sonucunu birleştirerek tahmin yaptığı ancak pandemi koşullarının tahmin verilerinde sapma yapması nedeni ile bu yıl bu tahminlerden yola çıkmadan işlerini yürüttüklerini ifade etti. 2021 yılı için de 2020 verilerini işin içine katmadan hesap tahminlemesi yapmaya devam ettireceklerini söyleyen Güler, tedarik zincirinde RPA yapay zeka uygulamalarını kullandıklarını dile getirdi.

Sürdürülebilir Risk Yönetimi Paneli
Dyson’un sponsorluğunda düzenlenen CPO Türkiye’de Sürdürülebilir Risk Yönetimi Paneli, “Sürdürülebilir Risk Yöntemleri ile Satınalma ve Tedarik Yönetimi Süreçlerinde Mükemmelleşme” konu başlığı ile gerçekleşti.
Moderatörlüğünü MARSH Risk Danışmanlığı Kıdemli Müdürü Neslihan Say’ın yaptığı panelde konuşmacı olarak TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi Satınalma Müdürü Murat Yılmaz, Türk Traktör Metal Satınalma Müdürü Deniz Kutman ve Dyson Profesyonel Ülke Müdürü Ahmet Adıgüzel konuşmacı olarak yer aldı.
Sürdürülebilir risk yönetimi ile ilgili TÜPRAŞ’ın nasıl yöntemler izlediğine ait bilgiler paylaşan TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi Satınalma Müdürü Murat Yılmaz, yurtdışından satınalma yaparken Türkiye’deki tedarikçilerini koruyacak bir strateji ile hareket ettiklerini ifade etti. Bu şekilde kendilerini de ürün temin anlamında korumuş olduklarını söyleyen Yılmaz, örneğin Türkiye’de tek üretici olup da yurtdışından daha ucuza alınabilen ürünün tedarikinde sadece yurtdışındaki tedarikçiden almak yerine yerli tedarikçiden de alım yapmak ya da acil alım yapılması gereken bir ürünü için yurtiçinden temin edebilecek tedarikçilerle çalışmak gibi yollar izlediklerine değindi. Çoğunlukla yedekli olarak satınalma yaptıklarını ve bazı ünitelerde neredeyse tamamını yeniden yapacak kadar yedekli gittiklerini belirten Yılmaz, neredeyse bir rafinerinin minyatürünü depolarında tuttuklarını anlattı. Depo güvenliğine de ileri düzeyde dikkat edildiğini belirten Yılmaz, bu amaçla insansız kimyasal depolar yaptıklarını söyledi.
Sürdürülebilir satınalma denildiğinde pandemi sürecine değinmek gerektiğini ve pandemide tüm tedarik süreçlerinin farklı zamanlarda ve birbirinden ayrı süreçlerde etkilendiğini söyleyen Türk Traktör Metal Satınalma Müdürü Deniz Kutman, “risk zekasına sahip kurum” kavramına dikkat çekti. En kaliteli ürünü, en hızlı şekilde ve en uygun maliyetle ulaşma beklentisi ile hareket ettiklerini belirten Kutman, sürdürülebilir risk yönetim kurgusu yapılırken geleneksel satınalma kararlarını bir tarafa bırakmak ve baştan tüm riskleri gözeten satınalma kararları almak gerektiğine değindi. Risk yönetim stratejisinin tüm zincir halkalara dokunması ve paydaşlarla adil, yapıcı ve şeffaf iletişim sağlanması, dijital ikiz sanal uygulamaları gibi dijital araçlar kullanılması gerektiğine işaret ederek tedarik zincirindeki bozulmaları erkenden tahmin ve olası etkilerini analiz eden ve çözüme yönelik öneriler veren erken uyarı sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Sürdürülebilir satınalma yönetiminde öncelikleri maliyet tasarrufu, tedarik havuzunu rasyonel hale getirmek, risk tahminleri, stratejik öngörüler ve tedarikçilerle ortak inovasyon hamleleri olarak sıralayan Kutman, yeni normalin tedarik zincirine etkilerini planlayarak bölgesel tedarik HUB’ları oluşturmak ve şeffaf tedarik zincirini güçlendirmek gerektiğine işaret etti.
Sürdürülebilir risklerle ilgili olarak işletmelerin dünyaya kattığı risklerden bahseden ve temiz ve hijyen bir ortam yaratmak için dizayn edilen Dyson teknolojileri hakkında bilgi veren Dyson Profesyonel Ülke Müdürü Ahmet Adıgüzel, her işletmenin dünya kaynaklarını bir ölçüde tükettiği ve bazılarının da yerine konulamadığını belirtti. Daha az kaynak ve daha az atıkla yalın mühendislik çözümleri üreten Dyson’ın Airblade teknolojisi hakkında bilgi veren Adıgüzel, bu teknolojinin işletmelere doğaya daha az karbon salınımı ile tasarruf, hijyen, enerji verimliliği ve HEPA filtresi ile sağlık dostu ürün sunduğunu dile getirdi.

İnovatif Tedarikçi İlişkileri Yönetimi Paneli
C2FO’nun sponsorluğunda düzenlenen İnovatif Tedarikçi İlişkileri Yönetimi Paneli, “Dijitalleşen Satınalma ve Tedarik Yönetimi Süreçlerinde Daha Entegre ve Sistemsel Tedarikçi İlişkileri” konu başlığı ile gerçekleşti. Moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Ata’nın yaptığı panelde, TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası Maliyet Mühendisliği Müdürü Akın Ergür, AUTOLIV Satınalma Müdürü Murat Olgun ve C2FO Ülke Direktörü Serden Keçecioğlu konuşmacı olarak yer aldı.
İnovatif tedarikçi ilişkilerinde satınalmacılar için fiyat, kalite ve teslim olmak üzere üç performans kriteri olduğunu belirten TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikası Maliyet Mühendisliği Müdürü Akın Ergür, değişimin teknolojinin gelişimi ile birlikte müşteri beklentilerinden başladığını söyledi. Hız – data, stratejiler, sürdürülebilirlik, stratejik işbirlikleri – güven, ilişki yönetimi, geleceği birlikte planlamak gibi konuların önemine değinen Ergür, makroekonomi ve hammadde hareketleri, teknolojik değişim ve yasal regülasyonlara uyum gibi süreçlerle tedarikçilerin yönetiminin satınalmacının karar süreçlerini değiştiren kavramlar olduğunu söyledi. Satınalmanın değişime ayak uydurmak yerine değişimi kendisinin yapması ve yönetmesi gerektiği ifade eden Ergür, satınalmanın en büyük değerinin insan olduğunu ve kalitesinin de insan kalitesi ile oluştuğunu kaydetti.
Yenilikçi ve yaratıcı bir satınalma ve tedarikçi ilişkileri geliştirme konusuna değinen AUTOLIV Satınalma Müdürü Murat Olgun, tedarikçilerle partnerlik ilişkisi kurmanın aslında işin anahtarı olduğunu söyledi. Tedarikçiyi dinleyip isteklerini anladığınızda uzun döneme yayılan sürdürülebilir ve rekabetçi fiyatlar elde edilebileceğini ifade eden Olgun, partnerliğin bu anlamda tedarikçinin karına değil maliyetine göz dikmek olduğunu belirtti.
Konvansiyonel tedarik zinciri finansmanı hakkında bilgi veren C2FO Ülke Direktörü Serden Keçecioğlu, C2FO platformunun bir tarafta genellikle yıllık satınalma bütçeleri 1 milyar dolar ve üzeri olan büyük ölçekli şirketler diğer tarafında da bu şirketlerin 1000 ve bazen 10000’lerce tedarikçilerinin olduğunu söyledi. Konvansiyonel tedarik zinciri finansmanında böyle büyük ölçekli şirketler ve bankalar arasında yapılan anlaşma ile geniş kredi limiti ve ucuz finansman imkanları olduğunu ve tedarikçilerin bu finansman imkanlarından yararlandığını söyledi. Burada hangi tedarikçiler ve hangi koşullarda sorularına odaklanmak gerektiğini vurgulayan Keçecioğlu, C2FO Türkiye’nin orijinal vadeleri değiştirmeden ihtiyacı olan tedarikçinin ihtiyaç duyduğu anda finansmanı kullanabileceği bir yapı kurduğunu ve kendi finansman ve nakit gücü ile tedarikçileri fonladığını söyledi.

Global Yetenek Yönetimi Paneli
Global Yetenek Yönetimi Paneli, “Dijitalleşen Satınalma ve Tedarik Yönetimi Süreçlerinde Yeni Yetenekler ve Gereksinimler” konu başlığı ile gerçekleşti. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’nun yaptığı panelde, PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) Başkanı Berna Öztınaz, FORD Otosan Satınalma Müdürü Cem Sancak ve KPMG Türkiye İnsan ve Değişim Yönetimi Danışmanlığı Kıdemli Müdürü Tuğba Kavak konuşmacı olarak yer aldı.
Covid 19’un aşısının bulunması ile iş hayatında eskiye dönüleceği ve aşı bulunsa dahi artık yeni bir iş yaşamı ile geleceğin şekilleneceği ve çalışma düzenlerinin buna göre değişeceği yönünde iki görüş olduğunu söyleyen PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği) Başkanı Berna Öztınaz, dünyanın bugünden yarına değişmeyeceğini ancak bazılarının değişeceğini ve bu değişenlerin de dünyayı değiştireceğini ifade etti. Geleceğin CPO’larının teknolojiyi iyi kullanan ve onunla yaşamayı bilen ve onunla kendini konforlu hisseden yeteneklerden oluşacağını belirten Öztınaz, bilinmezlik ve belirsizlikte değer yaratmaya hazır çevik kişilerin boşlukları dolduracağını söyledi.
Bardağın yarısının boş veya dolu olduğuna odaklananların aslında bardağın doldurulabilir olduğunu gözden kaçırdıklarını söyleyen FORD Otosan Satınalma Müdürü Cem Sancak, yeni dönemde hem şirketlerin hem de genç yeteneklerin içinde yaşanan değişken, belirsiz, karmaşık ve muğlak ortamda farklı bir bakış açısında olması gerektiği bir dönemde olunduğunu belirtti.
Kişisel anlamda yaratıcılık, ikna kabiliyeti, işbirliği içinde hareket edebilme, adapte olabilme ve zaman yönetimini sağlayabilme gücünün ön plana çıktığı ve teknik olarak da bilişim, yapay zekanın kullanımı ve analitik akıl yürütme, insan yönetme ve kullanıcı deneyimi tasarımı konularının ön plana çıktığını ifade eden Sancak, Türkiye’de önümüzdesi 10 yılda çok daha fazla sosyal ve teknolojik yetkinliklere sahip çalışan ihtiyacının artacağına değindi.
İş çevikliğinin değişen iş ortamında etkili bir şekilde performans gösterebilmek için kurum stratejisini, organizasyonunu ve operasyonlarını sürekli olarak gözden geçirip adapte edebilme yetkinliği ve esnekliği olduğunu belirten KPMG Türkiye İnsan ve Değişim Yönetimi Danışmanlığı Kıdemli Müdürü Tuğba Kavak, önümüzdeki dönemde çok fazlaca çeviklik konusunun konuşulacağını söyledi. Değişime ayak uydurabilen ve köklü değişimi kendi lehine çevirebilen bir işletme yaratmak için, CEO ve CHRO’ların birlikte çalışması ve şirketlerini sürekli olarak değişmeye ve değişime uyum sağlamaya zorlamalarının önemine dikkat çeken Kavak, küresel CEO’ların önümüzdeki 3 yıl içinde şirketlerindeki iş gücünün yarısından fazlasına yeni dijital beceriler yüzde 45’i kazandırmayı planladığını bu oranın Türkiye’de ise sadece yüzde 8 olduğunu söyledi. Tedarik yönetimini ve operasyonlarını şekillendiren yeni teknolojileri değinen Kavak, bunları veri kaynağı olarak sensörler, otonom araçlar ve robotlar, 3D baskı, veriler, analizler ve içgörüler, akıllı sözleşmeler ve blok zinciri ve tekrarlayan görevleri otomatikleştiren robotik süreç otomasyonu (RPA) yazılımları olarak belirtti.

CPO Türkiye’nin ikincisi için şimdiden hazırlıklar başladı
Türkiye’nin lokomotif firmalarının satınalma ve tedarik yöneticilerini üç gün boyunca biraraya getiren CPO Türkiye Satınalma ve Tedarik Yönetimi Zirvesi’nin kapanış konuşmasını TÜSMOD Yönetim Kurulu Üyesi Derya Danişment yaptı. Her yıl daha da büyümesi hedefi ile satınalmacı ve tedarikçileri aynı çatı altında biraraya getirmek amacı ile CPO Türkiye etkinliğinin ilkini gerçekleştirdiklerini ifade eden Danişment, satınalma ve tedarik zincirinin tüm taraflarını biraraya getiren CPO Türkiye’yi bir sonraki yıl daha da geniş bir katılım ile gerçekleştirme temennisi ile tüm konuşmacı ve katılımcılarına teşekkür etti.

İlgili Yazılar

Global Yetenek Yönetimi Konuşuldu

Global Yetenek Yönetimi Paneli, “Dijitalleşen Satınalma ve Tedarik Yönetimi Süreçlerinde Yeni Yetenekler ve Gereksinimler” konu başlığı ile gerçekleşti. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.

Devamını oku »
Shopping Basket
X
X